Adalet, Herkese Adalet

2017’nin belki de en çok konuşulan haberlerinden olan CHP liderinin MİT TIR’ları davasında tutuklu yargılanan Enis Berberoğlu için Ankara’dan İstanbul’a başlattığı Adalet Yürüyüşü, toplumda birçok kesim tarafından herkese Adalet yürüyüşüne dönüşerek, yüz binlerce insanın katılımı ile 24. günün sonunda, 2 milyona yakın kişinin katıldığı tahmin edilen miting ile İstanbul’da son buldu. Kılıçdaroğlu’nun 10 maddelik manifestosu, mitingde adaletin sesi oldu ve suçsuz yere tutuklu bulunan gazeteciler, FETÖ terör örgütünün yaptığı darbeden sonra mağdur kalanların haklarının iadesi, OHAL ile tek adam rejimine doğru hızla ilerlemenin durdurulması, düşünceyi ifade özgürlüğü, darbenin siyasi ayağının ortaya çıkarılması gibi çok önemli maddelere yer verildi. Bu yürüyüş tüm dünya basının da dikkatini çekti ve Kılıçdaroğlu demokrasi ödülüne aday olarak gösterildi. Toplumsal barışın sağlanması adına çok önemli sayılan yürüyüş 2017’ye damga vuran olaylar arasında yerini aldı. Yürüyüşte özellikle tarafsızlığını tamamen yitirdiği düşünülen mahkemelerin, topumun güveni ve huzuru için CHP’nin Adalet Yüyüşü büyük önem taşıdığı, yargı bağımsızlığının ivedilikle sağlanması gerekliliğinin bir ülke için ne kadar önemli olduğu, bir kez daha ortaya çıktı. Tarihte buna benzer bir çok olayın adalet ile ilgili bozulmalar neticesinde ortaya çıktığı düşünüldüğünde, bozulmanın uzun vade de devam etmesi durumunda çok daha büyük olayların yaşanmasına ve adalet yürüyüşü gibi barışçıl olmayan eylemlere dönüşebileceği de unutulmamalıdır. Egemenliğin bir parçası olan yargılama ve anlaşmazlıkları çözme hakkı devletin bir parçasıdır ve bunu kullanırken adalet her şeyden çok daha önemlidir. Çünkü, toplum devlet ile bir sözleşme yapmış ve bunun karşılığında egemenliğinin korunmasını tarafsız ve bağımsız adalete bırakmıştır. Tüm insanlığın devlet ile yaptığı sözleşme esas mülkiyeti oluşturmaktadır. Bunun da temelini adalet oluşturmaktadır. İşte 2017 de yaşanan adalet yürüyüşü belki de bu bozulmaların bir sonucuydu. İlerisi için umut taşıyan yürüyüşün, gelecek dönemdeki seçimlerde ve mecliste alınacak kararlara ne kadar etkisi olduğunu gösterecektir. ”Herkes için adalet” sloganlarının temsili olan yürüyüşte gelecek günlerin ne getireceği henüz belirsizliğini korumakta, belki de bir çok insan tarafından, krizlerle geçen 2017 yılında unutuldu bile.