Döviz Kurlarında Yükseliş Durdurulamıyor

2017 yılı bir çok önemli olayın yaşandığı yıl oldu. Belkide görmezden gelinen ama hemen her gün gündemden düşmeyen bir şey var ise oda döviz kurlarının önlenemez yükselişi oldu. Bir çok teknik bilgi ve detaya girmeden, aslında döviz üzerinden zenginleştiğini düşünen kesimin TL’nin alım gücünün enflasyon ile birlikte erimesini dışarıdan izlediğini söylesek yeridir. Aslında en çok konuşulan konulardan biri olan döviz kurlarındaki yükselişin,2017 yılında yaşanan diğer krizler kadar ülke ekonomisine ağır etkileri oldu. 2016 yılına 2.90 seviyelerinden giren dolar 2017 ye 3.50 ile merhaba dedi ve inişli çıkışlı grafiğini genel olarak çıkış yönünde devam ettirdi. Özellikle bu dönemde yüksek miktarda döviz çıkışı olması,ülkenin yabancı yatırımcı için güvenli liman olmaktan çıktığını gösterdi. Bunun da en büyük etkisi yaşanan her diplomatik krizin, her terör saldırısının ardından yaşanır olması dikkatlerden kaçmadı. Ekonomik olarak hassas dinamiklerin olduğu Türkiye’de artık bu gerilimlerin Dövideki yükseliş ekonomiye ne kadar zarar verdiği herkes tarafından bilinen en net gerçeklik durumunda. Yine bu dönemde borsa ise tam tersi bir tepki gösterdi ve BİST 100 ve 30 tarihi zirvelerini gördü her ne kadar dolar kuruna endekslendiğinde eski dönemlerdeki performanslarına zor da olsa yaklaşsa da, ekonomi bu sene yalnızca borsa da yatırımcısını güldürdü diyebiliriz. Yükselen faizler her ne kadar yabancı yatırımcıyı tatmin etse de, yerli yatırımcı için enflasyon ile bu durum tersi bir durum ortaya çıkmasına sebep oldu. Artık ülke içinde büyümenin sadece yabancı yatırımlara bağlanmaması gerçeğinin gün yüzüne çıkması ekonomik çevreler tarafından kabul görmekte, iktisadi açıdan düşünüldüğünde yerli üretimin desteklenmesi ve özellikle de üretim araçlarını üreten bir ülke konumuna geçme gerçeği ortaya çıktığı ortada. Bunun farkında olan hükümet ise, yerli yatırıma olan desteğini arttıracağını söyledi.

Yine bu dönemde son çeyrekte yüksek büyüme verisi gelirken bunun daha çok sağlanan KGF (Kredi Genel Fonu) kredilerinden kaynaklandığı ve bir önceki yıl eksi olan büyümenin de etkisinin olduğu ekonomi uzmanları tarafından dile getirildi. 2017 de artan döviz kuru borç yükünü arttırmış, döviz kuruna bağlı olarak, ihracatın dış açığı azaltacağı yerde arttırması da, aslında makro ekonomik açıdan ihracat yönünde ülkenin ne kadar zayıfladığını gösterdi.